"Enter"a basıp içeriğe geçin

sus söyle-me Yazılar

Kapitalist düzen

O: Yahu memlekette neler oluyor? İşlerim o kadar yoğun ki. Kaç gündür takip edemiyorum. Vallahi koptum iyice gündemden. Ben: Kapitalist düzeni kuranların ve yönetenlerin istediği şey tam da bu. Bireyler karın tokluğuna çalışarak zamanın çoğunu işinde geçirsin. Ailesine vakit ayıramasın ki bağlar kopsun. Kendine vakit ayıramasın ki düşünecek zamanı olmasın. Düşük ücretle çalışsın ki çevresinde ve toplumda ne olup bittiğinin farkına varamasın. Böylece bu bireylerden oluşan toplumları idare etmek kolay olsun. Üretim olmasın, beyinler gereksiz ayrıntılarla meşgul edilsin. Ülke gelişemesin.…

Memleketim medeniyetin neresinde?

Medeniyet nedir? Birçok tanımı olmakla birlikte, medeniyet ifadesini yüksek kültüre sahip bir toplumla özdeşleştirmek veya barbar olmayan bir topluluğu tanımlamak için kullanıyorum. Aslında barbarlıktan uzak insanlar topluluklarının tümünü medeni olarak sınıflandırmak da doğru değil ama en azından bazı temel medeniyet kriterlerini sağlamış oluyorlar. Öte yandan, kültür olarak yüksek seviyelere ulaşmış topluluklar ise medeni toplumlar kategorisine girmiş oluyorlar. Biraz daha ayrıntıya girersem, medeniyeti insan toplumunun ulaştığı ileri seviye olarak tanımlayabilirim. Böyle toplumlarda kültür, bilim, sanayi ve devlet yönetimi üst seviyelere ulaşmış;…

Selam sana 2018

2017 bitiyor, 2018 geliyor. 1999 yılının sonlarıydı. 20. yüzyılı devirip 21. yüzyıla geçiş yapıyorduk. Milenyum çağına giriyorduk. Dünyaca heyecanlıydık. Teknoloji, bilim, iletişim, yenilik ve bir sürü başka kavramın çağı olan yeni yüzyıla girerken sanki çağ kapatıp çağ açıyorduk. 21. yüzyıldan çok şeyler bekliyorduk. Doğum yapacak kadınlar milenyum bebekleri doğuracakları için çok mutluydu. Bilgisayarlar bile 31 Aralık 1999 saat 23.59’dan sonrasına hazırlanmış, milenyum bilgisayarları, milenyum televizyonları üretilmişti. Milenyum ve hayal kırıklığı Sonra takvim 1999’den 2000’e döndü. Baktık ki önceki yıldan farklı…

Gençlerde umut var

Hani hep gençleri eleştiririz. Kendi gençliğimizle kıyaslarız. Onların yaptıklarından çok yapamadıklarını görmeyi tercih ederiz. Küçük hatalarını bile affetmez, eleştiri oklarını arka arkaya göndeririz. Sürekli sorumsuz olduklarından dem vurur, akılları bir karış havada gezdiklerini söyler dururuz. Aslında bizim yaptığımız, kendi gençliğimizde yaptığımız hataları unutup sanki mükemmel insanlarmışız gibi onları acımasızca yermekten başka bir şey değil. Hataları yok mu? Evet, var ama en az hata yapmasını beklediğin en büyük insanlar bile inanılmaz yanlışlar yapmıyorlar mı? Çocukları eleştirmek çok kolay Ben 43 yaşındayım.…

(A)sosyal nesil

Chamath Palihapitiya adında bir arkadaş var. Bu arkadaş 2007’den beri Facebook’ta çalışıyormuş. En son kullanıcı arttırma alanında başkan yardımcılığı yapmış olan bu önemli insan bak ne demiş. “İşimle ilgili büyük bir suçluluk duyuyorum. Sanırım toplumun işleyişiyle ilgili sosyal dokuyu parçalayan araçlar yarattık. Kalpler, beğeniler baş döndürücü. Kısa sürede oluşturduğumuz bu dopamin hormonuna bağlı geri bildirim döngüleri toplumun işleyişini yok ediyor. Buralarda gerçek anlamda sivil bir söylem, iş birliği yok. Yanlış bilgi ve gerçek dışılık var ve bu durum sadece Amerika’nın…

Türkiye’de İngilizce eğitimi

Önce İngilizce neden dünya dili onu anlayalım. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri son 250 yıldır küresel ilişkileri hakim şekilde yönetmekte. Aslında İngilizce’den başka çok konuşulan başka diller de var ama İspanyol, Fransız, Alman ve Ruslar küresel boyutta dönemlik hakimiyetler elde ettikleri için geçici etkiye sahip olmuşlardır. İngilizce dünyada 70 ülkenin resmi dilidir. İngilizce konuşan ülkeler dünyanın toplam gayri safi milli hasılasının %40’ını oluşturmaktadır. Dünya medyasının dili olan İngilizce aynı zamanda sinema, televizyon, müzik ve bilgisayar dünyasının da resmi dili gibidir.…

Alınma ama alıngansın

Alınganlık. Kelime tanıdık geldi mi? Sen olmasan da etrafında vardır mutlaka. Söyleneni yanlış anlamaya meyilli bir insanla konuşmak ne kadar zor değil mi? Şimdi beni kesin yanlış anlar diye söylemekten vazgeçtiğin anlar olmadı mı? Peki kimdir alıngan? İnsanların çoğu düşüncelerine duygularını katmadan konuşmayı ve dinlemeyi başaramaz. Duygularının prangasından kurtulamayan insan sağlıklı dinleme yetisini de yitirir. Alıngan olur. Karşı tarafın vermek istediği mesajı kendi istediği biçimde yorumlar ve çoğunlukla yanlış anlar. Hatta karşı tarafın doğrudan kendisine mesajı olmasa bile üzerine alınır.…

Tarihini bilmek

Atatürk diyor ki; “tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkûmdur.” Cumhuriyetimizin kurucusu sence ne demek istemiş? Geçmişte olup bitmiş olayları bilmenin ne faydası olabilir? Evvel zaman içinde meydana gelmiş hadiseler ile bugünküler arasında nasıl bir bağ olabilir ki? Tarih tekerrürden ibarettir sözü safsata mı? Farklı bir açıdan bakalım. 2008 yapımı “oyum kime (swing vote)” adlı filmde sorumsuz babanın akıllı küçük kızı sınıfta yaptığı konuşmada şunları söylüyordu: “dünyanın tüm büyük uygarlıkları aynı yolu izlediler. Esirlikten özgürlüğe, özgürlükten refaha, refahtan memnuniyete, memnuniyetten umursamazlığa,…

Mutsuz modern insan

Sabah saat 7.30. Her çalışan gibi işe gidiyorum. Servis aracındayım. Gün henüz başlarken hava karanlık. Trafik tıkanıyor. Ön camdan dışarıya bakıyorum. Kilit olan trafikteki araçların arasından geçmeye çalışan onlarca insana takılıyor gözüm. Yüzlerde mutluluk ifadesi arıyorum ama yok. Sanki her biri lanet ediyor yeni bir güne uyandığı için. Bakışlarımı yandaki belediye otobüsüne kaydırıyorum. Aynı ifadeler onların yüzünde de var. İnsanlar robotlaşmış gibi. Alarmın çalmasıyla “standby” durumundan “on” konumuna geçmişler sanki. İşyerinde de aynı gözlemi sürdürmek istiyorum. Günaydın dediğim dört kişinin…

Doğayla düşman yaşamak

Tabiat ile barışık yaşayan bireyler var olmasına rağmen toplum olarak bu bilinci ne yazık ki geliştiremedik. Yaşam alanlarını kendi elimizle kıyıma uğratmak için çok çaba gösterdik. Doğaya düşman olduk. 120 metrekarelik dört duvar içine kendimizi hapsetmek için yeşilden ve temiz havadan vazgeçtik. Denize sıfır kumsallarda güneşlenirken denize daha da sıfır olmak için dolgular yaptık. Topraktan ayağımızı kesmek için gökleri delen binalar inşa ettik. Dededen babadan kalan arsayı toprağı pula çevirip ranta kurban ettik. Gökyüzünü görmemek için plazalar yaptık. Güzel koylarda…