"Enter"a basıp içeriğe geçin

Alınma ama alıngansın

Alınganlık. Kelime tanıdık geldi mi? Sen olmasan da etrafında vardır mutlaka. Söyleneni yanlış anlamaya meyilli bir insanla konuşmak ne kadar zor değil mi? Şimdi beni kesin yanlış anlar diye söylemekten vazgeçtiğin anlar olmadı mı? Peki kimdir alıngan?

İnsanların çoğu düşüncelerine duygularını katmadan konuşmayı ve dinlemeyi başaramaz. Duygularının prangasından kurtulamayan insan sağlıklı dinleme yetisini de yitirir. Alıngan olur. Karşı tarafın vermek istediği mesajı kendi istediği biçimde yorumlar ve çoğunlukla yanlış anlar. Hatta karşı tarafın doğrudan kendisine mesajı olmasa bile üzerine alınır.

Alınganlıktan kurtulmak

Salt düşüncenin ifadesini algılayabilen, duygulardan sıyrılmayı becerebilen, dolayısıyla tarafsız ve mantıklı olabilen insan, kendisinden farklı düşünen insanların bakış açısını yakalayabilen insandır. Eğer karşı tarafı anlamaya çalışırsan kendi düşüncelerin üzerine kurduğun baskıyı azaltabilir ve kafanda sevgiye, saygıya ve empatiye daha fazla değer yüklersin.

Aslında alıngan insan hayatı kendisi için güçleştirdiğinin farkında olmuyor. Hani tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Bu güzel atasözünün de anlatmak istediği gibi, alınganlık yalnızca kişinin kendisine zarar verir. İnsan tabiatı gereği sevilmek ve saygı görmek ister. Oysa alınganlık gösteren insan diğer insanların ifadelerinde daha dikkatli olmaları zorunluluğuna yol açar ki bu durumda insanlar sessiz kalmayı ya da samimiyet kurmamayı tercih ederler. İnsanlar alıngan insanı mutlu etmenin, onu hoş tutmanın zorluğunu bilirler ve ona göre davranırlar.

Hayatta herkes özgür olmak ister. Başkalarının sözlerine alınganlık göstererek onları kalıplara sokmak hoş karşılanmayacak bir tavır olur. Üstelik alınganlık sonrasında darılma ve küskünlüğü de getirir. Bu durumda insanlar hiç de samimi ve içten olmayan yapmacık sözler ve davranışlar içine girmek zorunda kalırlar.

Alınganlığı tersine çevir

Alınganlık gösterdiğin bir durumla karşılaştığında kendini karşındaki kişinin yerine koy. Alıngan olmak yerine karşı tarafın davranışını başka bir yorumla açıklamaya çalış. Öfkeyle hemen tepki verme. Önce öfkenin sonuçlarının sana neye mal olacağını düşün. Uzun vadede kendine saygını arttıracak girişimlerde bulunun. Unutma ki; kişinin kendine olan güveni ve saygısı arttıkça savunmaya geçme ihtiyacı azalacaktır.

Gerçek ve samimi bir ilişki iki tarafın da birbirini olduğu gibi kabul etmesi, eksikliklerinden çok iyi ve olumlu yönlerini görmesi, duymak istediklerinden çok gerçekleri söylemesi, kısaca olduğu gibi görünmesi ile mümkün olabilir.

Tek Yorum

  1. Muhittin Muhittin

    Evet Alınganlık her insanoğlunda vardır. Önemli olan Kontrol edilebilir olmasıdır. Sevgili Yazarım , konuyla igili anlatımızın tümüne katılıyorum. Ancak şunuda ilave etmek isterim. Sevginin gücü tüm alınganlıkların ilacıdır. Sağlıkla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir