"Enter"a basıp içeriğe geçin

Türkiye’de İngilizce eğitimi

Önce İngilizce neden dünya dili onu anlayalım. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri son 250 yıldır küresel ilişkileri hakim şekilde yönetmekte. Aslında İngilizce’den başka çok konuşulan başka diller de var ama İspanyol, Fransız, Alman ve Ruslar küresel boyutta dönemlik hakimiyetler elde ettikleri için geçici etkiye sahip olmuşlardır.

İngilizce dünyada 70 ülkenin resmi dilidir. İngilizce konuşan ülkeler dünyanın toplam gayri safi milli hasılasının %40’ını oluşturmaktadır. Dünya medyasının dili olan İngilizce aynı zamanda sinema, televizyon, müzik ve bilgisayar dünyasının da resmi dili gibidir. Dünyanın her yerinde insanlar az da olsa İngilizce kelimeleri tanır, söylenişini ve anlamını bilirler. Dünyanın neresine gidersen git İngilizce ile herkesle anlaşırsın. Basittir ve öğrenmesi kolaydır.

Neden ingilizceyi sevmiyoruz

Peki istisnalar kaideyi bozmaz kuralından hareketle şu soruyu soralım; Türkler neden İngilizce konuşamıyor? Hal böyleyken Türk insanının İngilizce konusunda özürlü olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette hayır. aslında Türklerin yalnızca İngilizce’de değil, genel olarak yabancı dillerde anlama ve konuşma problemi var. Bu sorunun temelinde Türklerin yabancı dil konusundaki yeteneksizliği değil, öğretim sistemindeki çarpıklığın ve yanlış eğitimin çok büyük katkısı var.

türkiyede dil eğitimiBir kere şunu kabul etmek gerekir ki dil bir kültürün parçasıdır. Yani haftada 4 saat İngilizce eğitimi ile İngilizce öğrenilmez. Sen o eğitimle ancak kelime ezberlersin. Zaten okullarda İngilizce derslerinde farklı bir şey de yapılmıyor. Bir de gramer ezberletiliyor. İngilizce’yi matematikle karıştırıyoruz. Matematikte formül ve kalıp ezberlemeyi İngilizce’de de uygulamaya çalışıyoruz ama işe yaramıyor. Dili öğrenmek için kültürü de tanımak gerekir. Oysa biz Türk kültürüne göre düşünüp İngiliz gibi cümle kurmak için kendimizi parçalıyoruz. Maalesef milli eğitim sistemimiz yabancı dil konusunda çok zayıf. Öğrenciler matematik, Türkçe ve fen derslerinde yarış atı gibi koşturulurken, İngilizce’ye gelince katır muamelesi yapılıyor. Devlet okullarında verilen İngilizce eğitiminin durumu içler acısı. Müfredat çağın çok gerisinde ve eğitimin temelini gramer kalıpları ezberleme ve çeviri yapma oluşturuyor. Öğrencilerin iletişim faaliyetlerine katılımı ise çoğunlukla göz ardı ediliyor. İngilizce öğretmenlerinin önemli bir kısmı zaten İngilizce iletişime açık olamadıkları için sınıfta da dinleme-konuşma ortamını oluşturamıyorlar. İngilizce öğretmeni olarak atandıktan sonra dershanede İngilizce kursu alan öğretmenler bile var.

Özel okullardaki öğrenciler ise devlet okullarında okuyanlara göre daha şanslılar. Özel okullar paralı oldukları için hem en iyi yabancı dil eğitmenlerini işe alabiliyor hem de temin ettikleri yabancı eğitmenler ile öğrencilerin iletişim kurmalarını sağlıyorlar. Bunun yanında video, interaktif oyunlar, filmler gibi materyaller ile bu eğitimi destekliyorlar. Yani paran varsa iyi yabancı dil eğitimi alırsın. Paran yoksa dua et ki çocuğun yabancı dile yetenekli ve meraklı olsun.

İngilizce eğitimi nasıl gelişir

En azından önümüzdeki 50 yıl içinde İngilizce’nin yerine başka bir dilin dünya dili olamayacağını varsayarak, devletin bu konuda ciddi adımlar atması gerektiğini söyleyebilirim. Bunun için devlet okulları maddi yönden desteklenmeli, İngilizce ders saati sayısı haftada en az 10 saate çıkartılmalı, öğretmenler esnek olmalı ve inisiyatif kullanarak farklı öğretim metotlarını kullanabilmelerinin önü açılmalı. Yine öğretmenlerin yeterlilik seviyeleri belli aralıklarla denetlenmeli, mutlaka ama mutlaka ana dili İngilizce olan kişiler (öğretmen olması şart değil) derslere katılıp öğrencilerle diyalog kurmalı. Hatta bir adım ötesi, üniversitelerde yabancı dil yüksek lisans programları açılmalı. Master eğitimini tamamlayan öğretmenlere ilave tazminat verilmeli. Belki de en önemlisi bütün bunları başarmak için, eğitim sistemi yaz boz tahtası gibi sil baştan değişmemeli.

3 Yorum

  1. Muhittin Muhittin

    Atalarımız ne demiş ,bir lisan , bir İnsan.
    Yazarım görüşlerine katılmamak mümkün değil. Bir anımı paylaşmadan geçemiyeceğim.
    Lise çağlarında İngilizcenin önemini kavramış tım ancak mevcut şartlar nedeniyle ilerlemem mümkün olmadı.
    Şartlar ve ortam İnsanın bazen Arzusunu engelliyor.
    Kendimin başaramadığı bu isteği Oğluma Ortaokul çağlarında aşılamaya çaĺıştım.
    Şimdi Kendisiyle gurur duyorum benim bşaramadığımı Oğlum başardı.
    Her kışi kendinden sonra gelenlere Bir dil kazandırabilirse , bir İnsan daha yaratmış olacaktır.
    BİR LİSAN BİR İNSAN.

  2. Banu Banu

    Aynen katılıyorum ama eğitimin temel problemlerinin yanında İngilizce eğitimi malasef önemsiz görüldüğünden resim müzik beden gibi yetenek ve ilgi gerektiren tüm derslerin mahpus kaderini yaşıyor umarım iyilestirilir…

    • Tespitin çok doğru. Sosyal yetenekleri görmezden gelen, sanki her çocuğun doktor veya mühendis olması için tasarlanmış bir sistem içindeyiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir